CANIM TOZANLIM
(Bu Şiir 2006 Yılında Almusta Düzenlenen Okullar Arası
Şiir Yarışmaşı İçin 12 Yaşında iken Meryem Karadağ
Tarafından Yazılmıştır ve Birinci Seçilmiştir)
İki elim arasına koydum başımı
Severim Tozanlı’nın dağ ve taşını
Tarasam asmanın çamdan saçını
Severim seni ben canım Tozanlım
Cemre Gibi Düştün Gönül Bağına
Yaz gelse de çıksak yaylalarına
Dizilmiş dokuzgözün asma dağına
Severim seni ben canım Tozanlım
Tekeli ile asmanın arası
Berrak akar Yeşilırmak anası
Bu insanlar tozanlının aynası
Severim seni ben canım Tozanlım
Kıvrılarak akar Tozanlı’nın Suyu
Gurbet eller yapmış sana bir oyun
Çıkarım yaylalara kalmamış koyun
Severim seni ben canım Tozanlım
Tekeli ile asmalı kardeş gibi duruyor
Gurbetteki dostlar Tozanlıyı soruyor
Nasıl bıraktınsa öyle duruyor
Severim seni ben canım Tozanlım
Yaşlandı insanlar yetmez güçleri
Gençler bıraktı bu şirin köyleri
Çektirir hasretlik gurbet elleri
Severim seni ben canım Tozanlım
Analar ağıt yakmış evlatlar nerede?
Torunlar merak etmiş gurbet ellerde
Sorarlar dedeye Tozanlı nerede?
Severim seni ben canım Tozanlım
Tozanlımın adına şiir yazın demişler
Şehidimin adını okuluma vermişler
Kabrinin başına al bayrağı dikmişler
Severim seni ben canım Tozanlım
MERYEM KARADAĞ
KÖYÜM VE YAYLAM
Tozanlıya döndüm köyüm kokuyor
Yaşlı anam yollarıma bakıyor
Oturmuş yazlığa ağıt yakıyor
Eski mektubumu tekrar tekrar okuyor
Nasıl unuturum köyüm ben seni
Heyecanla geçiyor çökenin boğazı
Beyaz kağıt üstünde kara bir yazı
Mayandibi derler üç yolun ağzı
Nasıl nasıl unuturum köyüm ben seni
Bozulmuş arabası yanmaz farları
Tozanlının topraktır yolları
Hiç kalkmıyor Tekelenin üstünün beyaz karları
Nasıl unuturum köyüm ben seni
Heyveği geçerken yokuş çıkarsın
Sılayı seversen gurbet elden bıkarsın
Bekleyenin varsa yürek yakarsın
Nasıl nasıl unuturum köyüm ben seni
Küçük ırmak köy içinden akıyor
İki belen birbirine bakıyor
Bağlamış bahçeyi soğan ekiyor
Nasıl unuturum köyüm ben seni
Pınarın suları buz gibi akar
Yavrum gelir diye yollara bakar
Yanağına aşağı gözyaşı akar
Nasıl nasıl unuturum köyüm ben seni
Ninem bağlardı yünden dolağı
Kurbolukta vardır selvi kavağı
Gurbette özledim bende sılamı
Nasıl unuturum köyüm ben seni
Mektup yazmış gurbetteki yarine
Yorulmuşta sızı girmiş koluna
Orağını asmış pelit dalına
Nasıl nasıl unuturum köyüm ben seni
Goncakkolu derler, suları boldur
Gelin kayasını çıkması zordur
Saltasını giymiş tek yüzü aldır
Nasıl unuturum köyüm ben seni
Köy içinde vardır ufak köprüsü
Bu tarafı sorma gurbet kapısı
Eskiden taştı şimdi ise tuğladandır yapısı
Nasıl unuturum yaylam ben seni
Yemen pınarı sulara daldı
Ihlamurlar oldu köyümü kokular sardı
Bakırın yerini çelikler aldı
Nasıl unuturum köyüm ben seni
On sene önce cılga idi yolları
Saban ile işlenirdi toprağı
Güzgelince döker ağaçlar sarı yaprağı
Nasıl nasıl unuturum köyüm ben seni
Asar’ın taşları gökdelen gibi
Aşağı bakınca Gibistir dibi
Kırana diyorlar alıcın yeri
Nasıl unuturum köyüm ben seni
Nakışlı çorabın uzun bağları
Kıvrım kıvrım yaylamızın yolları
İnişli çıkışlı yüksek dağları
Nasıl nasıl unuturum yaylam ben seni
Kartallar dönüyor yoktur eşleri
Bıçaklığın resimlidir taşları
Ne hoş öter yaylanın kuşları
Nasıl unuturum yaylam ben seni
Seküye derler Demircinin yaylası
Ne hoş kokuyor yeşil nanası
Şifa verir dorukların havası
Nasıl nasıl unuturum yaylam ben seni
Ekinler oldu da ırgat sırası
Gürgenevi derler bahar yaylası
Kırlarda oluyor yeşil çağlası
Nasıl unuturum yaylam ben seni
Taşbolunda vardır güzel eveliği
Boztepe’de vardır büyük keveni
Sılam kucak açar kendisini seveni
Nasıl nasıl unuturum yaylam ben seni
Geceyi aydınlatan yıldızla aydı
Yüklemiş kızağı yolları dardı
Öküz’ün yerini motorlar aldı
Kapısını ardı ağaçtan yaydı
Nasıl unuturum yaylam ben seni
Yaz gelince yaylalara göçerdik
Sallanmak için çam dalına ip takardık
Çıkar şahna taşına yaylamıza bakardık
Nasıl nasıl unuturum yaylam ben seni
Çiğneyerek geçtim yayla yolunu
Çıktım büyülüceye içtim suyunu
Ne hoşdur yaylaların oyunu
Nasıl unuturum yaylam ben seni
Ağaç yayıklarında ayranları yayılır
Kuşluk gelir inekleri sağılır
Mal gidiyor diye çobanları bağırır
Nasıl nasıl unuturum yaylam ben seni
Kara mı yazılmış alnımdaki yazı
Ağaçtandır evlerinin çatısı
Şimdi yoktur koyun ile kuzusu
Nasıl unuturum yaylam ben seni
Salağa diyorlar koyun alanı
Yaşmaklı gelini pullu kızları
Sılaya dönerler sade yazları
Nasıl nasıl unuturum yaylam ben seni
Arpa tarlasında davar seçerdik
Dokuzgöz suyunu türkü söyleyerek geçerdik
Eğer çoban isek azıkları açardık
Nasıl unuturum yaylam ben seni
Duman inmiş Asma Dağın başına
Hasret kaldık gügüklerin sesine
Selam olsun toğrağına, taşına
Nasıl nasıl unuturum yaylam ben seni
Emine ÇELİK
********KURBAN OLDĞUM********
TOKATA BAGLIDIR BAGTASI KOYU
CICEKLI DE ACAR KIRMIZI GÜLÜ
PERVANADA OTER DERTLI BULBULU
OTUSEN DILENE KURBAN OLDUGUM
....****....*****.....****
ICINDEN CAGLIYOR YESIL IRMAGI
YAYLASINDA YEDIM KAYMAGI YAĞINI
SİRİN OLUR BAHCELERI BAGLARI
CAGLAYAN SELİNE KURBAN OLDUĞUM
****....****....*****
ABRUL AYI GURGEN EVI KAR 'İDİ
NİCE SALİF AĞA, KADİR DAYI VAR'İDİ
SANKİ Kİ DELİ GÖNÜLE ÖLÜM YOK İDİ
ISSIZ YAYLALARINA KURBAN OLDUGUM...
YAZAN:NECATİ COŞKUN
DİYORLAR BİZDE
Elbiseye urba Araziye yazu
Patatese pata Cadıya cazu
Tenekeye urupla Sopaya küskü
Ekmek pişirirken Yıkanmaya yummak
Fırını otla Diyorlar bizde
Diyorlar bizde
Şömineye ocaklık Azcığa eccük
Balkona yazlık Şubata gücük
Yayığa tınnık Tavuk yavrusuna cücük
Ayrana katık Kompostoya hoşaf
Diyorlar bizde Diyorlar bizde
Sel çamura çığı Harmanda döner dirgen
Gürbeye fışkı Kızılcığa kiren
Amcaya emmi Meşeye gürgen
Halaya bibi Sepete gıdık
Diyorlar bizde Diyorlar bizde
Cevize mısmıl
Yufkaya fetil
Bakıra sitil
Mantıya sarımsaklı
Diyorlar bizde
Anam teşt içinde yudu başımı
Bizi çimdirirken gör teleşını
Bazlamaya katık yaptım aşımı
Teh dürümü yiye yiye büyüdük
Kışın dam loğlardık kürürdük karı
Av avlardı bulamazdık avcarı
Ne pantol bilirdik ne de şalvarı
Uzun fistan giye giye büyüdük
Dut toplamak için ağaca çıkardık
Ölümden korkmazdık daldan salkardık
Horozun sesine erken kalkardık
Ezan sesi duya duya büyüdük
Köyümüzün arkası yüksek bir kaya
Eskiden yaylaya çıkardık yaya
Biz onun türküleriyle büyüdük
Kim mi o? Tabiki Murat AKKAYA
TOKAT TOZANLI
Bir Sival Edeyim Bizim Ellere
Doyamadim Tatli Sirin Dillere
Tozanli Bezenmis Tozlu Yollara
Cennetten Bir köse Olmus Tozanli
Barajinda Baliklarin Takla Atar
Kocyigitler Cikmis Güresler Tutar
Kavun Biter Karpuz Biter Nar Biter
Yaylalarin Duman Almis Tozanli
Almusun Etrafi Camlar Kokuyor
Ortasindan Cesmeleri Akiyor
Mamu Beli Nazli Nazli Bakiyor
Negüzel Yamaca Uymus Tozanli
Elektrik Santrali Nur Sacar
Tirpan Patoz Irgat Ekinler Bicer
Türkmen Güzelleri Yaylaya Göcer
Aramis Dengini Bulmus Tozanli
Yesil Irmak Kayalardan Caglasin
Sira Daglar Birbirine Baglasin
Gurbet Elde Yigitlerin Aglasin
Arisi Petegi Balmis Tozanli
Meyilli Asireti Yigit Akarcay
Görümlü Gölgeli Parlar Günes Ay
Oguz Boylarindan Kinigida Say
Türkistan Elinden Gelmis Tozanlı
Belde Belediyen Olmus Dikili
Bagdasin Gibisin Ürün Ekili
Cegette Ay Yildiz Bayrak Cekili
Dervis Ali Eren Ermis Tozanli
Kafirni Derlerdi Bizim Yöreye
Gözeler Karisir Derin Dereye
Sucati Uzanmis Girmis Araya
Saklanmis Vadiye Sinmis Tozanli
Ismini saymadim Bizim Köylerin
Konaklarin Agalarin Beylerin
Sular Icsem Pinarlarin Caylarin
Ficek Deresine Bölmüs Tozanli
Ciktim Yücesine Hubuyar Köyü
Serindir Havasi Soguktur Suyu
Evliyalar Yurdu Ziyaret Deyi
Kul Himmet Ozanlar Bolmus Tozanli
Asmali Dagindan Ucu Dogansar
Dokuzlarin Basi Boran ile Kar
Ejdatdan Bu Diyar Bize Yadigar
Dügünler Bayramlar Nolmus Tozanli
ASIK MEHMET Tozanliya Söyledi
Kismet Cekti Viyanayi Boyladi
Tekelide Otaginda Yayladi
Hayelim Düsümde Kalmis Tozanli
HUBYARLI ASIK MEHMET
VIYANA AVUSTURYA
CENNET TOKAT’IM
Senin destanını yazmak istedim,
Bunu dizelere sığdıramadım.
Güzelliklerini sunmak istedim,
Anlatmakla bitmez ki cennet Tokat’ım.
Bağrına yaslanmış şu Gıjgıj Dağı,
Dillere destandır güzel Beybağı,
Bak akşam güneşi, işte Haçdağı,
Benzeri bulunmaz cennet Tokat’ım.
Kalesi yücedir şirin kendimin,
Saat kulesi simgesidir beldenin,
Hârikadır içi Gökmedrese’nin,
Tarihi eserler şehri Tokat’ım.
Karşıda yemyeşil Topçam Dağları,
Eteğinde Malkayası bağları,
Ağaçlıdır Kaşıkçı’nın yolları,
Burcu burcu kokar gülün, Tokat’ım.
Şahanedir şu Doğancı Bağları,
Yemyeşil Biskeni’nin dağları,
Topçubağı, Soğulcak ve Çay Bağları,
Sefa yeri bağlar kenti Tokat’ım.
Beybağı serindir, rüzgarı dinmez,
Bağda yaşayanlar şehre inmez,
Kentimi görmeyen cenneti bilmez,
Petekten süzülmüş balın, Tokat’ım.
Ali Paşa Camisi, Takyeciler,
Meydan, Behzat, Ulu Cami, Garipler,
Asırlık ve şadırvanlı camiler,
Tarihi eserler kenti Tokat’ım.
Çok meşhurdur Ali Paşa Hamamı,
Pervâne, Mevlâna, Sultan ve Paşa Hamamı,
Güzel bir gelenek gelin hamamı,
Hamam sefaları meşhur Tokat’ım.
Sulusokak’ta bakır kaplar yaparlar,
Yazmacılar hanında yazma basarlar,
Motifli yazmaları askılara asarlar,
Sanatkarlar diyârı eşsiz Tokat’ım.
Latifoğlu Konağı sizi büyüler,
Madımağın Celal’in evi etkiler,
Beysokağındaki tarihi evler,
Güzeller şehrisin canım Tokat’ım.
Sümbül Baba ve Acepşir Türbesi,
Yıllar boyu “Baş Ağrısı Tekkesi”,
Sulusokak’ta Ali Tusi Türbesi,
Taşhan’ı ünlü olan, şanlı Tokat’ım.
Bedesten ve Suluhan’ı görmeyen bilmez,
Yağıbasan Medresesi’ni gezmeyen bilmez,
Kültür varlıklarını saymakla bitmez,
Deveciler Hanı ünlü Tokat’ım.
Ziyaret edilir Şeyh-i Şirvani,
Çok ünlüdür Sentimur’un Türbesi,
Erenler’de Boyunbaba Tekkesi,
Nebiler diyârı aziz Tokat’ım.
Hıdırlık köprüsünden hiç geçtin mi?
Oğulbey suyundan kanası içtin mi?
Güzel kızlarından bir eş seçtin mi?
Sana huzur verir şirin Tokat’ım.
Çiçek bahçeleri cennet gibidir,
Erguvandır, zambaktır, karanfildir,
Hercai Menekşedir, Katmer Hatmidir,
Akşam Sefası, Katmer Gül’dür Tokat’ım.
İşeri Petrol’ün parkları güzel,
Geyras’ın bahçeleri bir ömre bedel,
Kümbet’in bahçeli evleri özel,
Kemerin bağları yeşil Tokat’ım.
Efsûnludur mehtaplı geceleri,
Buraya âşık olur niceleri,
Eski dostların sıra geceleri,
Mutluluk kaynağı eşsiz Tokat’ım.
Beysokağı’ndadır Mevlevihane,
Gittin mi Antik Kent Sebastapolis’e?
Sulusaray’ı da açık bir müze,
Uygarlıklar beşiği güzel Tokat’ım.
Comana Pontica derler adına,
Gümenek’in doyulmuyor tadına,
Gidenler hayran yeşilin her tonuna,
Çam kokulu ormanları yeşil Tokat’ım.
Armudun çeşidi yetişir orda,
Boynu Eğri, Göğsulu, Laleyi orda,
Bıldırcın budu ve Hünkârı orda,
Çeşitli meyveler şehri Tokat’ım.
Misket elmasını tatmıyan bilmez,
Bağlarında gece yatmıyan bilmez,
Golden’i, Tavar’ı yemiyen bilmez,
Tadına doyulmaz zümrüt Tokat’ım.
Dünyanın en güzel kirazı sende,
Acı Kara Yaprak, Kirtik, Orak sende,
Tatlı Kara Yaprak ve Cemal bahçende,
En nefis meyveler kenti Tokat’ım.
Çavuş Üzümü’nün tadı başkadır,
Topbaş, Bekiroğlu’nun cinsi asmadır,
Kömüş çiçeği, Gelin Parmağı ordadır,
Kazova’nın üzümü bal, Tokat’ım.
Köme ve tarhanayı özlemedin mi?
Çörek ve simitini hiç yemedin mi_
Sucuğu, pastırması, hevekte vezi,
Nefis pestilleri meşhur Tokat’ım.
Bal gibi dutları daldan yenilir,
Ağacın altına sergen serilir,
Misafire karadut ikram edilir,
Vez ve Halleriği nefis, Tokat’ım.
Dimes meyve suyu fabrikası kuruldu,
Buna süt ve mâmülleri ilave oldu,
Diren Şarapları dünyada ünlü oldu,
Mahlep Likörüyle meşhur Tokat’ım.
Dünyanın hayran olduğu ünlü paşamız,
Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’mız,
Anıtı dikilen hemşerimiz, canımız,
Kahramanlar diyârı şanlı Tokat’ım.
Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu çıkaran,
Ali Yücel, Hüseyin Akbaş, A. Rıza Alan,
Ve daha birçok şampiyonları olan,
Yiğitler diyârı şanlı Tokat’ım.
Sulusaray Kaplıcası şifa kaynağı,
Reşadiye Kaplıcası’nın zamanı,
Dertlere devâdır kaplıcaları,
Her yerde söylensin ünün, Tokat’ım.
Buğday ambarıdır güzel Artova,
Bir üzüm vâdisi yeşil Kazova,
Tütün yetiştirir şirin Erbaa,
Zile, Niksar Ovaları zümrüt Tokat’ım.
Yeşilırmak hayat verir, gür akar,
Tozanlı Irmağı’nda yüzer çocuklar,
Behzat Deresi de baharda coşar,
Çördük, Marul suları bol Tokat’ım.
GOP Üniversitesi baş tacımızdır,
Beş fakültesi ilim irfan yuvasıdır,
Tıp, Eğitim, Fen, İktisat ve Ziraat’dır,
Bilim ve teknoloji kenti Tokat’ım.
Dünyanın sekizinci hârikası,
Pazar’dadır Ballıca Mağarası,
Şarkıtı, dikiti ve soğan sarkıtı,
İnsanlara huzur veren Tokat’ım.
Kervansarayları İpek Yolu üstünde,
Ata’dan miraslar her köşesinde,
Doyumsuz muhabbet bağ evlerinde,
Bülbülün gül dalında öter, Tokat’ım.
Canın sıkıldıysa Almus’a uğra,
Kayıkla, yüzerek açıl barajda,
Tadına doyulmaz vişnesi dalda,
Dünyada yok senin eşin, Tokat’ım.
Akbelen’in Alabalık Tesisi,
Kemal Paşa’nın nefistir şeftalisi,
Ün yapmıştır bahçelerin cevizi,
Ağaçları meyve yüklü Tokat’ım.
Yeşil çamlar yükselir mor dağlarında,
Buz gibi suların yaylalarında,
Bereket fışkırır ovalarında,
Ilgıt ılgıt eser yelin, Tokat’ım.
Topçam Yaylası’nda kuzu çevrilir,
Selemen Yaylası’na her yıl gidilir,
Batmantaş Yaylası’nda şenlik yapılır,
Yaylalar diyarı güzel Tokat’ım.
Kızık köyünde halaylar çekilir,
Fenk’in yoğurdu âfiyetle yenilir,
Dökmetepe’de pancarlar sökülür,
Arzu Pınarı’nın Leyleği çok, Tokat’ım.
Ne güzeldir Çamiçi, Niksar Kalesi,
Başçiftlik’te dokunur kilimin hası,
Erbaa’nın tütünü, kiremiti tuğlası,
Yeşile mi kıyılmış nikahın, Tokat’ım.
Niksar’dadır Melik Gazi Yatırı,
İlçe oldu Erkilet’in Pazar’ı,
Mahperi Hatun Kervansarayı,
Kervansaraylarla ünlü Tokat’ım.
Turhal Kalesi’ni görmeden gelme,
Şeker Fabrikasını gezmeden dönme,
Burası modern ve en büyük ilçe,
Her şeyinle güzelsin eşsiz Tokat’ım.
Tozanlı Yaylası’nın nefistir balı,
Niksar Çamiçi’nin leziz kaymağı,
Dillerden düşmüyor Tokat Yazması,
İmbikten süzülen gülsün, Tokat’ım.
Dumanlı Yaylası’nın bulutlu dağı,
Coşkulu akıyor Kelkit Irmağı,
Huzur kaynağıdır bahçesi bağı,
Efsâneler kenti şirin Tokat’ım.
Zile’nin meşhur pekmezi, Leblebisi,
Gezilmeğe değer güzel kalesi,
SEZAR’ın ünlü VENİ-VİDİ-VİCİ’si,
Şehirler içinde eşsiz Tokat’ım.
Yemyeşildir Reşadiye Zinav Gölü,
Selçuklu’nun mirası Pazar Köprüsü,
Kuş cenneti olacaktır Kaz Gölü,
Kazovada üveyikler uçar, Tokat’ım.
Artova ovasında atlar yayılır,
Çamlıbel’in yaylasında kalınır,
Yeşilyurt’a trenle de varılır,
Erkilet’in güzeli çoktur, Tokat’ım.
Doyum olmaz baharına, yazına,
Mest olursun bahçesine, bağına,
Dokununca dertli şair sazına,
Türkü türkü, söylenirsin Tokat’ım.
Mesire yerinde semaver konur,
Yumurta piyazları sofrada olur,
İp atlanır, salıncaklar kurulur,
Cennet senin üstünde mi TOKAT’ım?
16.06.2003 TOKAT
Hamdi ERTÜRK